20 BİN TL’nin altına otomobil almak istiyorsanız, 11 tane seçeneğiniz var

Piyasada kampanyalarla birlikte 20 bin liranın altında tam 11 araç satılıyor. İşte size satış fiyatı 20 bin TL’nin altındaki modeller:
Geely Echo 1.3 Comfort 18.351 lira, Kimo 1.3 Forza 17 bin 990 lira, Kimo 1.3 Lusso 18 bin 990 lira, Dacia Logan Sedan 1.4 17 bin 100 lira, Logan Sedan Ambiance 1.4 18 bin 400 lira, Fiat Palio Sole 18 bin 900 lira, Lada Kalina Sedan 18 bin 366 lira, Lada Kalina HB 18 bin 366 lira, Proton Savy 17 bin 990 lira, Tata Dizel Marina 19 bin 950 lira, Tata Indigo 1.4 benzinli 16 bin 950 lira.
Ayda 680 lira taksitle Alfa MiTo
ALFA ROMEO Türkiye, MiTo modeli için Koç Fiat Kredi desteğiyle Şubat ayı sonuna kadar yeni bir kampanya düzenliyor. Bu kapsamda Alfa Romeo Finans aracılığıyla 20 bin TL için 36 ay vadeyle 680 TL’lik taksitle kredi kullanma imkanı sunuluyor. 20 bin 539 eurodan başlayan anahtar teslim fiyatlarıyla satılan Alfa Romeo MiTo’yu kredi kullanarak satın alacak müşterilere “3 yıl veya 100 bin km” uzatılmış garanti hediye ediliyor.
Yıla hızlı başlayan VW hedef büyüttü
VOLKSWAGEN, 2010 yılına hızlı başladı. Doğuş Otomotiv-Volkswagen Binek Araç Genel Müdürü Vedat Uygun, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı bir başlangıç yaptıklarını belirterek, “Ocak ayında tüm dünyada geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla, yüzde 46.2’lik bir artışla 359 bin 300 adet Volkswagen araç satışı gerçekleştirildi. Dünya çapında yüzde 55.8’lik artışla, 45 bin 600 adet satışa ulaşan Golf en popüler model olurken, onu yüzde 82.8’lik artışla ve 40 bin 200 adetlik satışla Polo izledi. Türkiye’de ise Ocak’ta 1.724 adetlik satışla ithal otomobillerde birinci, toplam binek otomobillerde de ikinci sırada yer aldık” dedi.
Mitsubishi’nin pick-up’ı L200 yenilendi
MITSUBISHI’NİN pick-up’ı L200, yeni yüzüyle Türkiye’de satışa sunuldu. Eski jenerasyona göre boyu 18 cm uzatılan araçta, krom ön ızgara, yenilenen halojen tipi farları, gümüş alt koruma plakası, araçla aynı renk çamurluklar ve yeni dizayn yan basamaklar öne çıkıyor. Yeni L200, 178 beygir güç üreten 2.5 Di-D common rail motorla donatılmış. L200 4×4 Intense ve Instyle modellerinde Super Select 4×4 dört kademeli sürüş sistemi bulunuyor. Aracın fiyatı 40 bin 933 liradan başlıyor.
Kaynak: Vatan gazetesi
Made in Turkey otobüs, Amerikan pazarında

Temsa, “TS 35″ model otobüsünü ABD otobüs pazarına sunduğunu açıkladı.
Temsa Global tarafından yapılan açıklamada, otobüs ve midibüs alanında “bağımsız üretici” kimliği ile faaliyet gösterilen Temsa markası ile artık Amerika pazarında da var olmaya hazırlanıldığı bildirildi. Temsa markasını Amerika pazarına da taşımak için Ar-Ge merkezindeki mühendislerle birlikte, yaklaşık 5 yıldır sürdürülen çalışmaların sonucunda Adana’da üretimi gerçekleştirilen TS 35 model otobüsün Amerika otobüs pazarına sunulduğu belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Dünyanın en zor
pazarlarından biri olan ABD pazarına hazırlanmak için sürdürdüğümüz bu çalışmalarımızın ilk somut adımını ise Amerika pazarı için yeni atadığımız distribütörümüz CH Trading ile birlikte, 23 - 27 Şubat 2010 tarihlerinde Las Vegas’ta düzenlenecek UMA Motorcoach Expo 2010 Fuarı’nda atacağız. Fuarda 2 adet TS 35 model otobüsümüz sergilenecek. Temsa markamız ile dünyanın birçok ülkesine ihracat yaparak bir Türk markasının başarısını günden güne artırmanın ve ihracat yaptığımız ülkeler arasına Amerika’yı da
eklemenin gururunu tüm kamuoyu ile paylaşırız.”
Otomotiv yan sanayiine BMW dopingi
BMW Türk otomotiv yan sanayi firmalarını yeni bağlantılar için Münih’teki merkezine davet etti
Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği ile Taşıt Araçları ve Yan Sanayicileri Derneği, Türk otomotiv yan sanayi firmalarını Almanya’da BMW’nin üst düzey yöneticileriyle bir araya getirerek yeni iş bağlantılarının önünü açacak. Dünyanın önde gelen lüks otomobil üreticisi BMW, gelecek 10 yıllık dönemde tedarikçi seçimini yapmak için Türk firmalarını Almanya’ya davet etti. 23?26 Mart tarihlerinde düzenlenecek “BMW Tedarikçi Günleri’ne” davet edilen Türk firmaları, BMW’nin Münih’teki Ar-GE tesislerinde ağırlanarak ürünlerini sergileyip, projelerini sunabilecek. BMW’nin üst düzey yönetimi, satın alma sorumluları ve Ar-Ge mühendisleri ile birebir görüşme yapabilecek.
UTAYSİB ve TAYSAD’ın organizasyonuyla tedarikçi gülerine katılacak firmalarda binek araç için seri üretim yapan, Ar-Ge departmanı bulunan, üretimini Türkiye’de yapan, modül ve sistem tedarikçisi olma gibi özellikler aranıyor. Davete katılan 40 firma özellikle işleme ve montaj ağırlıklı parçalar olmak üzere, motor, karoseri, power?train, döküm, kauçuk, plastik ve metal parçaları gibi birçok ürünü BMW yöneticilerine sunacak. Kaynak: Hürriyet
Otomotiv ihracat hız sınırını aştı

Ekonominin lokomotifi olan otomotiv sektörünün ihracatı, 42 ülkede hız sınırını aştı. Sektörün, yılın ilk iki ayında aralarında İspanya, ABD, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, İsveç, Mısır ve Portekiz’in de bulunduğu 42 ülkede ihracatını yüzde 100′ü aşan oranlarda artırdığı bildirildi. Otomotiv sektörü, ocak-şubat döneminde, 138 ülke ve özerk bölgenin yanı sıra 11 serbest bölgeye, geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 41,8′lik artışla 2 milyar 668 milyon 814 bin dolar ihracat gerçekleştirdi.
Bu dönemde, 98 ülke ve özerk bölge ile 5 serbest bölgede ihracat artış kaydederken, 40 ülke ve özerk bölge ile 6 serbest bölgede ihracat geriledi. Otomotiv ihracatında sırasıyla yüzde 19,2′lik paya sahip Fransa’da yüzde 51, yüzde 18,1′lik paya sahip İtalya’da yüzde 96, yüzde 11,8′lik paya sahip Almanya’da yüzde 34 ve yüzde 7,2′lik paya sahip İngiltere’de yüzde 92 oranındaki artış sevindirirken, yüzde 4,7′lik pay ile 5. sırada bulunan İspanya’da yüzde 438 oranındaki ihracat artışı dikkati çekti.
İHRACATI UÇURAN ÜLKELER
Aynı dönemde, ihracatın yüzde 100′ün üzerinde artış kaydettiği diğer ülkeler ve artış oranları ise şöyle: ”ABD 156, İsrail 103, Birleşik Arap Emirlikleri 194, İsveç 118, Mısır 199, Portekiz 159, Brezilya 109, Fas 117, Tunus 550, Avustralya 317, Güney Kore Cumhuriyeti 618, Çin Halk Cumhuriyeti 337, Sırbistan 119, Kanada 599, Özbekistan 214, Sudan 111, Pakistan 167, Yeni Zelanda 436, Vietnam 101, Yemen 196, Kuveyt 367, Endonezya 3 bin 725, Etiyopya bin 939, Letonya 102, Estonya 608, Umman 132, Gabon 918, Malezya 202, Gana 954, Şili 127, Karadağ 9 bin 832, Mali 185, Madagaskar 280, Uganda 182, Zambia 262, Malavi 150, Trinidad ve Tobago 500, Cape Verde 125, Kostarika 156, Kamboçya 510, Moğolistan 514.” Sektör’ün, 2 aylık dönemde ilk kez ihracat gerçekleştirdiği Marshall Adaları, Panama, İzlanda, Guyana, Paraguay, Zimbabve, Uruguay, Benin, Andorra, Surinam, Ruanda, İngiliz Hint Okyanusu Toprakları, Yeni Kalodenya, Kongo ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde ise yüzde 100′lük ihracat artışı kaydedildi.
AA
1 TL’ye otomobil

Eskidji Müzayedecilik Otomotiv tarafından düzenlenen ve bazı araçların 1 liradan satışa sunulduğu müzayede büyük ilgi gördü. 1 liradan satışa sunulan 3 otomobil taliplilerinin kıyasıya yarıştığı açık artırma sonucu yeni sahiplerini buldu.
Özel bir banka ile ‘Muhtelif Şirket ve Şahıs Araçları Müzayedesi’, Yenibosna’daki Eskidji tesislerinde gerçekleştirildi. İlginin büyük olduğu müzayedede onalrca araç yeni sahiplerini buldu. Özellikle 1 liradan satışa sunulan araçların açık artırmasında kıyasıya rekabet yaşandı. Salondaki müşterilerin yanı sıra, internet üzerinde yapılan teklifler de değerlendirilmeye alındı. Eskidji Müzayedecilik Otomotiv Bölüm Başkanı M. Kürşat Pehlivantürk’ün başkanlığını yürüttüğü müzayede öncesi araçlar katılımcılara
sergilendi.
Açık arttırma usulü 1 liradan satışa sunulan otomobiller için verilen rakamlar her geçen dakika yükseldi. 1 liradan satışa sunulan 3 araç müzayede sonunda; 12 bin, 14 bin 600 ve 18 bin 500 liraya yeni sahiplerini buldu. Katılımcılardan kimi araçların değerlerinin çok altında satıldığını söylerken, kimi de satış rakamlarının normal olduğunu savundu.
İHA
Dünyanın en pahalı 10 arabası

Forbes dergisi, dünyanın en pahalı arabasını 1,61 milyon avro değerindeki Koenigsegg Trevita olarak belirledi.
Koenigsegg Trevita: Fransız Le Point gazetesinin haberine göre, Forbes, dünyanın en pahalı arabaları listesinde birinci sıraya 1.018 beygir gücünde ve 1,61 milyon Euro değerindeki Koenigsegg Trevita’yı yerleştirdi. Aracın dünyada yalnızca üç adet üretimi bulunuyor.
Bugatti-Veyron 16.4 Grand Sport: 1,46 milyon Euro değerindeki Bugatti-Veyron 16.4 Grand Sport listede ikinci. Yalnızca 150 adet üretimi bulunan araç, W16 motor sayesinde saatte 374 kilometre hız yapabiliyor. Aracın Coupe versiyonunun ise 1,20 milyon Euro olduğu belirtiliyor.
Pagani Zonda Cinque Roadster: Üçüncü sıradaki Pagani Zonda Cinque Roadster’ın ise 1,3 milyon Euro değerinde olduğu ifade ediliyor. 678 beygir gücündeki araç, 3,4 saniyede 100 kilometre hıza çıkabiliyor.
Lamborghini Reventon Roadster: 1,15 milyon Euro
Lamborghini Reventon: 1,037 milyon Euro
Maybach Landaulet: 1 milyon Euro
Koenigsegg CCXR: 950 bin Euro
Koenigsegg CCX: 731 bin Euro
Leblanc Mirabeau: 559 bin Euro
SSC Aero: 541 bin Euro
Toyota güven tazeleyecek

Japon otomobil üreticisi Toyota, araçlarındaki elektronik sistemde hata bulunduğuna yönelik iddiaları yalanlamak için ABD’nin Los Angeles şehrinde kamuoyu önünde test yapmayı planlıyor.
Dünyada yaklaşık 9 milyon aracını teknik problemler bulunduğu gerekçesiyle geri çağırmak zorunda kalan otomobil devi Toyota’nın ayrıca, Illinois Üniversitesi’nde otomobil teknolojileri uzmanı Prof. David W. Gilbert’in ABD Kongresinde geçen ay yaptığı konuşmada, aniden hızlanma sorunu bulunduğu iddia edilen Toyota ve Lexus model araçların elektronik sistemlerinde yapısal hata bulunduğu yönünde sunduğu argümanları da çürütmeyi hedefliyor.
Toyota’nın sözcüsü Paul Nolasco yaptığı açıklamada, şirketin iddiaların yanlış olduğunu ispatlamak için Los Angeles’ta halka bir gösteri düzenlemeyi planladığını söyledi.
Gösterinin tam olarak neyi kapsadığı konusunda ayrıntı vermeyen Nolasco ayrıca, gösterinin görüntülerini internette de yayınlamayı planladıklarını belirtti.
Toyota, geçen sonbahardan bu yana 6 milyonu ABD’de olmak üzere yaklaşık 8,7 milyon aracını aniden hızlanma ya da fren sisteminde sorun bulunduğu gerekçesiyle geri çağırdı. Şirket yaşanan teknik sorunların bu araçlardaki elektronik sistemlerinde bulunan hatalardan kaynaklanmadığını belirtiyor.
AA
Clio’da ana fabrika Bursa olacak
![]() Renault’nun Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Patrick Pelata, Clio 4 için ana üretim merkezi, ana fabrikanın Bursa olmaya devam edeceğini, bu konuda herhangi bir değişiklik olmadığını bildirdi. Pelata, Cenevre Otomobil Fuarı’nda bir araya geldiği bir grup gazeteciye, Dacia’nın Batı Avrupa’da, Türkiye’de ve Kuzey Afrika’da yalın, sağlam, güvenilir, iç mekanı iyi kullanılır otomobiller sunduğunu ve bunu çok erişilebilir fiyatlarla yaptığını anlattı. Pelata, Renault’un marka konumlanmasının ise çok daha sofistike bir yerde olduğunu dile getirerek, Renault’nun araçlarda daha fazla teknoloji sunduğunu ve Fransız zevkini daha fazla yansıttığını anlattı. Patrick Pelata, Clio 4′ün üretimiyle ilgili Renault’nun iki türlü planı olduğunu belirterek, şunları söyledi: ”Renault’un Clio 4 üretimiyle ilgili planı şöyleydi ve hala bu planda bir değişiklik yok. Clio 4′ün ana fabrikası Bursa Oyak Renault Fabrikası olacak. Bursa’da öngördüğümüz kapasite yılda 280 bin araç. Tedarikçilerimize de çağrıda bulunduk ve bize fiyat önermelerini istedik. Bursa fabrikamızda bu kapasite üretim yapmak için tedarikçilere başvurduk. Bu planın ilk aşamasıydı, bu bölümü değişmedi planımızın. Planımızın ikinci bölümü normal olarak Clio 4 için öngörülen satış yılda 350 bin veya daha fazla… Çünkü Clio 4′ün fiyatında ufak bir azalma olacak. Aynı zamanda 2012 yılında Renault, elektrikli araç ZOE’yi lanse edecek. ZOE aracı da Fransa’da Flins fabrikasında üretiliyor. Dolayısıyla elektrikli araç ile Clio arasında bir müşteri tabanı paylaşımı söz konusu olabilir. ZOE’nin satış hacimleri bakımında henüz bir belirsizlik var. Bunu tahmin edemiyoruz şu anda…” İKİ FARKLI SENARYO Elektrikli ZOE’nin satış hacmiyle ilgili ön tahminlerini yaparken farklı senaryolar ürettiklerini dile getiren Pelata, birinci senaryolarının elektrikli araç ZOE’nin çok fazla bir satış hacmi gerçekleştirmemesi yönünde olduğunu dile getirdi. Pelata, bu durumda ZOE’nin, Clio 4 ile çok fazla bir müşteri paylaşımı olmayacağını ve Clio 4′ün çok fazla müşterisini kendisine çekmeyeceğini belirterek, o zaman Bursa Oyak Renault Fabrikası’nın kapasitesinin yetersiz kalacağını belirtti. Böyle bir durumda Flins fabrikalarında Clio 4 üretmeleri gerekeceğini ifade eden Pelata, bu şekilde az sayıda ZOE ile Clio 4 üretimini Renault’un, Flins fabrikasında gerçekleştirebileceklerini, bunun birinci senaryoları olduğunu anlattı. Pelata, ikinci senaryolarının; elektrikli ZOE’nin satışlarının çok iyi gitmesi şeklinde olduğunu dile getirerek, bu durumda Clio 4′ün bir çok müşterisinin elektrikli ZOE almaya yönelebileceğini ve o zaman Bursa Oyak Renault Fabrikaları’nın kapasitesinin Clio 4 satışı için yeterli olacağını kaydetti. Fransız Hükümeti’yle yaptıkları görüşmeler sonucunda Renault’un Flins fabrikasında üretimi hazır hale getirebilecek, yatırımı gerçekleştirdiklerini ifade eden Pelata, bu yatırımın gerektiği durumda Flins fabrikasında 100 bin Clio 4 üretimi gerçekleştirebilmek için yapıldığını söyledi. Pelata, ”Fakat ilk yönelimimizden vazgeçmedik. Bu konuda herhangi bir değişiklik yok. Clio 4 için ana üretim merkezi, ana fabrika Bursa olmaya devam edecek. ZOE için de başlıca üretim merkezi Flins fabrikası olacak” dedi. ”CLIO 4′ÜN MAKSİMUM KAPASİTESİ 280 BİNDE TAVAN YAPAR Bu durumun, Bursa Oyak Renault Fabrikası’ndaki yerleşik kapasiteyi etkilemediğine işaret eden Pelata, Bursa’da başka araçlar da üretmeyi düşündüklerini, elektrikli Fluence’nin de Bursa’da üretileceğini, dolayısıyla Bursa Oyak Renault Fabrikası’nda maksimum üretilecek Clio 4 sayısının 280 bin olduğunu vurguladı. Pelata, Bursa Oyak Renault Fabrikası’nın yüzde yüz kapasitesini Clio 4′e ayıramayacaklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Bursa’daki kapasite de herhangi bir değişiklik yok, sadece artı olarak, Flins fabrikasına artı bir yatırım yapmış olduk. Burada ne kadar Clio 4 üreteceğimiz konusu ise tamamen ZOE’nin satışına ve üretimine bağlı olarak değişecek. Gerçek üretim kapasitesi de tabi ki 2013 yılında kararlaştırılacak bir konu. Yani 2012 yılındaki lansmandan itibaren nasıl gideceğine bağlı olarak o kararlar alınacak. Renault için en iyi durum ZOE’nin da çok iyi gitmesi Flins fabrikasının kapasitesini doldurması, Clio 4′ün de satışlarının çok iyi gitmesi ve Bursa’nın da kapasitesinin tam olarak kullanılması… Renault için olabilecek en güzel senaryo bu olur. Ama buna tabiiki piyasalar karar verir. ZOE, çok iyi giderse büyük ihtimalle Clio 4′ün müşteri tabanından 60-70 bin alıcının ZOE’ye kayması anlamına gelir. Dolayısıyla Clio 4′ün zaten maksimum kapasitesi o zaman 280 binde tavan yapar diye düşünüyoruz.” ”FLINS FABRİKASINA, 60 İLE 100 MİLYON AVRO ARASINDA YATIRIM…” Renault’un Flins fabrikasına 100 bin araçlık kapasite artırımı için 60 ile 100 milyon avro arasında yatırım yapılacağını bildiren Pelata, bu maliyeti ZOE’nin satışındaki belirsizliğin getirdiği riski kapatacak, azaltacak bir maliyet olarak gördüklerini kaydetti. Pelata, Bursa Oyak Renault Fabrikası’na yapacakları yatırımın doğal olarak Flins’e yaptıkları yatırımdan daha fazla olacağını söyledi. Pelata, Clio 3′ün en iyi ilk iki yılında 350 bin sattığını anımsatarak, elektrikli otomobil ZOE yerine Clio 4′ün satışlarının çok iyi gitmesi durumunda 350 bin adetlik rakamın tamamını Bursa Oyak Renault Fabrikaları’nda üretemeyeceklerini, bu artı üretim için Flins’teki Renault fabrikasının en uygun yer olduğunu anlattı. Bursa Oyak Renault Fabrikaları’na Flins’ten çok daha yüksek bir yatırımın söz konusu olduğunu vurgulayan Pelata, ”Bursa’daki yatırıma başladık bile, özellikle Türkiye’deki yan sanayi ve tedarikçilerle yaptığımız çalışma başladı. Flins’deki yatırım daha sonra gerçekleştirilecek. Flins öncelikle ZOE’nun lansmanına yönelecek ilk aşamada. Halbuki bu arada Bursa Clio 4 üretimini başlatacak. Dolayısıyla Flins’deki Clio 4 üretimi, Bursa’daki Clio 4 üretiminden sonra başlayacak” diye konuştu. ELEKTRİKLİ ARAÇLAR Patrick Pelata, Renault olarak hazırlamakta oldukları 4 tane elektrikli araçları olduğunu anımsatarak, günün birinde de elektrikli bir Dacia markalı otomobilin olacağını bildirdi. Elektrkli bir aracın karbondioksit emisyonu pilin ağırlığına rağmen normal bir aracın karbondioksit emisyonundan çok daha düşük olduğunu belirten Pelata, otomobil pillerin kullanımından sonra evlerde kullanılabileceğini söyledi. Pelata, bir akünün sadece bir araca uygun olarak tasarlandığına değinerek, aynı akünün başka araçlar için kullanılamadığını kaydetti. Elektrikli araçları şarj etme ve pilleri konusunda Avrupa düzeyinde bir çalışma gerçekleştirildiğine işaret eden Pelata, bu konuda ortak standartlar getirilmesi için çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların 2011 yılının yaz aylarında sonlandırılacağını ümit ettiğini anlattı. Pelata, şarj konusunda da Renault’un öngördüğü üç yöntem olduğunu belirterek, ”Bunlar Yavaş şarj yöntemi; Bu evde veya büroda yapılabilir. Eğer akü veya pil tamamen boşsa 4-5 saatte dolum yapılıyor. İkinci olarak hızlı dolum, yarım pil doldurmak için 30-40 dakikada hızlı şarj. Son olarak da bir istasyonda 3 dakikada boş pilin dolu pille değiştirilmesi” diye konuştu. ”ELEKTRİKLİ OTOMOBİLDE, REKABET ÇOK SERT OLACAK” Rekabet ortamı içerisinde çalışan uluslararası büyük şirketlerin yatırım kararlarını, rekabet ortamına göre aldıklarını vurgulayan Pelata, Bursa Oyak Renault Fabrikaları’nın bugün rekabet gücü en yüksek fabrikalarından biri olduğunu söyledi. Pelata, 2020 yılında dünyadaki araçların yüzde 10′unun elektrikli araç olacağını düşündüklerini ifade ederek, Renault’nun Nissan’la birlikte ilk olarak elektrikli araç üretimine başladıklarını ve en iyi sonucu olacaklarını ümit ettiklerini kaydetti. Renault’un, o dönemdeki (2020 yılı) satışlarının yüzde 15 ile 20’sinin elektrikli araç düzeyinde olacağını düşündüklerini belirten Pelata, ”Daha önce elektrikli araca pek sıcak bakmayan üreticilerinde bu konuda yeni planları olduklarını görüyoruz. Yani bir kez daha otomotiv dünyasında rekabet çok sert olacak” diye konuştu. AA |
Türk tedarikçilerde BMW umudu

Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği (UTAYSİB) ile Taşıt Araçları ve Yan Sanayicileri Derneğinin (TAYSAD) organizasyonuyla yaklaşık 40 yan sanayi firması, 23-25 Mart tarihlerinde Almanya’nın Münih kentinde düzenlenecek olan ”BMW Tedarikçi Günleri”ne, davetli olarak katılacak.
UTAYSİB’dan yapılan yazılı açıklamada, dünyanın önde gelen lüks otomobil üreticisi BMW’nin gelecek 10 yıldaki tedarikçi seçimini yapacağı ”BMW Tedarikçi Günleri” kapsamında, Türk firmalarını da Almanya’ya davet etmesinin, yan sanayinin kalitesi, güvenilirliği, teknolojisi ve ürünleriyle geldiği noktayı gösterdiğini belirtildi.
Türk otomotiv yan sanayi tarafından üretilen motor parçaları, karoseri, power-train, döküm, kauçuk, plastik ve metal parçaları gibi ürünlerin, BMW sorumluları ve yöneticilerine tanıtılacağına değinilen açıklamada, bunların Türkiye’den tedarik edilebilmesi için gerekli girişimlerin yapılacağı bildirildi.
UTAYSİB ve TAYSAD işbirliğinin, Türk otomotiv yan sanayine yeni kapılar açtığı ifade edilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:
”Yılda 1.3 milyon adet araç üreten, 95 bin kişi istihdam eden, bünyesinde Mini, Rolls-Royce ve motosiklet markalarını barındıran dünyanın lüks segmentteki en önemli markalarından BMW, Türk otomotiv yan sanayine güvenini birçok firmayı davet ederek gösterdi. 23–25 Mart tarihlerinde düzenlenecek ‘BMW Tedarikçi Günleri’ne davet edilen Türk firmaları, BMW’nin Münih’teki Ar-Ge tesislerinde ağırlanarak ürünlerini sergileyip, projelerini sunabilecekler. Türk firmaları, BMW’nin üst düzey yönetimi, satın alma sorumluları ve Ar-Ge mühendisleriyle birebir görüşme yapabilecek, böylece ulaştıkları kaliteyi, üretim gücünü ve teknolojiyi BMW’ye yakından tanıtma olanağı bulmuş olacaklar.”
”BMW Tedarikçi Günleri”ne katılacak firmalarda, binek araç için seri üretim yapması, Ar-Ge departmanı bulunması, üretimini Türkiye’de yapması, modül ve sistem tedarikçisi olması gibi özellikler arandığı kaydedilen açıklamada, özellikle işleme ve montaj ağırlıklı parçalar olmak üzere, motor, karoseri, power–train, döküm, kauçuk, plastik ve metal parçaları gibi birçok ürünün BMW yöneticilerine sunulacağı belirtildi.
Açıklamada, bunun sektör adına umut verdiği, yeni iş olanaklarının da kapısının açılmasına olanak sağlayacağı bildirildi.
Peugeot’da atama

Vincent Rambaud, 2 Nisan’dan itibaren Peugeot Markası’nın Genel Müdürü olarak atandı. Rambaud, PSA Markalar Bölüm Başkanı Jean-Marc Gales’e bağlı olarak görev yapacak. 51 yaşındaki Vincent Rambaud, daha önce, PSA Grubu’nun Güney Amerika Bölge Direktörü görevini yürütüyordu.
Yeni satış ve pazarlama organizasyonu kapsamında, daha önce Uluslararası Direktörlük bünyesinde yer alan Türkiye de bölge değiştirerek Güney Avrupa Direktörlüğü’ne geçti. Güney Avrupa Direktörlüğü’nde Türkiye’nin yanı sıra İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan, Kıbrıs ve Malta bulunuyor.
